Bilgi Talep Formu

Eksen Kayarken: Daha Fazla Değer ve İnsan Odaklı Pazarlama

Kurucu Ortağımız Abdülkadir Sıcakyüz Covid-19 dünyasında pazarlamacılar için "yapılacaklar listesini" kaleme aldı; artık daha fazla değer ve insan odaklı pazarlama zamanı..
blog image

Pazarlama tarihine biraz yakından bakıldığında, belirsizlik anlarının çoğunlukla fırsatları da beraberinde getirdiğini söylemek mümkün.. Öngörülemezliğin ana motife dönüştüğü bu günlerde, hepimizin değer verdiği, önemsediği hususlar da değişmeye başladı. Zorlu 2020’yi geride bıraktığımız ve yeni yılın pazarlama stratejilerini oluşturduğumuz bu dönemde, “ürün ve hizmetlerimizi salgından önceki konumlarına tekrar taşımak için nelere dikkat etmeli, paydaşlarımız ile nasıl daha güçlü bağlar kurmalıyız?” soruları her zamankinden daha önemli hale gelmiş durumda.

 

Müşterilerimizle Uzun Soluklu İlişkiler Kurmalıyız

Öncelikle içinde bulunduğumuz bu karmaşık dönemde bizimle birlikte olmayı sürdüren, bizlere güvenen müşterilerimize değerli olduklarını hissettirmemiz gerekiyor. Dolayısıyla pazarlamacılar olarak;

•  İçerik, ürün ve hizmetlerimizi müşterilerimizin talepleri doğrultusunda yeniden ele almalı,

•  Müşteri etkileşimlerini akılda kalıcı kılacak, geliştirecek yenilikçi yöntemlere odaklanmalı,

•  Müşteri deneyimlerine önem vermeli, süreçlerimizle ilgili talepleri en hızlı şekilde okuyabilmeli ve elbette tüm bu geri-bildirim yağmurunun doğru tahlilini yaparak gelişim alanları belirlemeliyiz.

Özetle; paydaşlarımızla uzun soluklu ilişkiler kurabilmek adına, onları daha iyi anlamaya gayret etmeli güvenlerini kazanmak için çalışmalıyız.

 

“Neden?” ve “Nasıl?” Sorularının Cevabına Daha Fazla Önem Verilmeliyiz

Bugünlerde şirket toplantılarında tüm yöneticilerin dilinden düşmeyen bir gerçek var,  süreçlerimizde ve paydaşlarımızla ilişkilerimizde Ne? sorusunun cevabına ulaşabiliyoruz ama Neden? ve Nasıl? sorularının cevabını bir türlü bulamıyoruz…

Bir şekilde markamızdan uzaklaşmış müşterileri anlamalı, onların dikkatini ve güvenini tekrar kazanmak için her zamankinden daha fazla gayret göstermeliyiz. Satın alma sürecinin temelini oluşturan “Neden” sorusunun cevabına odaklanıp, alacağımız doğru cevaplar sonucunda paydaşlarımızla duygusal bağ kurmayı amaç edinmeliyiz.

Bir diğer deyişle; müşteriye yönelik eski tip segmentasyon stratejilerinden ve alışkanlıklarından vazgeçmeli, yeni dönemde tüketici kararlarını etkileyen motivasyonlara ve içgörülere odaklanmalıyız.

 

Odağımızda İnsan Olmalı

Hepimiz bu süreçte en fazla sosyal birlikteliğe özlem duyduk. Dolayısıyla sanal gerçekliğin ortasında, odağına insanı alan, tüketicisi ile derin bağlar kurmayı başaran markalar yeni dönemin kazananları olacak. Sosyal mesafe döneminde sosyalleşmek için yeni yollar bulan markaların, B2B ya da B2C fark etmeksizin bir adım önde olması kaçınılmaz. Bu zorlu süreçte müşteri iletişiminin merkezine “empati” kavramını yerleştirmeli; onları daha iyi anlamak için kafa yormalıyız. Müşteri talep ve isteklerine otomatik yanıtları bir kenara bırakarak kişiye özel, niş yaklaşımlarda bulunmalıyız.

 

Tüm Mecralarda Daha Nitelikli Olanlar Kazanacak

Doğrusu, markalar her alanda, her şeyin sayıca daha fazla olması gerektiği yönünde bir nicelik saplantısına kapılmıştı. İnsanlığın hafızasına kaotik bir yıl olarak kazınacak 2020, bizlere bir adım geri atabilmek ve bu anlamsız uğraşı görmek konusunda eşsiz bir fırsat sağladı. 2021yılı ile birlikte pazarlama ve iletişim süreçlerimizde “daha az ama daha iyi” olana odaklanacağımız bir dönem bizleri bekliyor. Bu dönemde nitelikli bir iletişim kurmayı başaran marka ve kurumlar, nicelik konusunda eski saplantılarına sadakatle bağlı kalabalığın arasından çok daha kolay sıyrılacaktır.

Kısacası; yeni dönemde markalar olarak tüm bu süreçleri takip ederken müşterilerimize ve iç müşterilerimiz olan ekip arkadaşlarımıza daha sık kulak vermemiz, onların deneyim ve beklentilerinden hareketle oluşturduğumuz bir kurguyu güçlendirmemiz gerekiyor.  Diğer yandan; Covid-19 salgınının ve beraberinde debisi artan pazarlamada dijitalleşme trendinin, B2B ve B2C arasındaki sınırları iyice belirsizleştirdiğini düşünürsek, B2B markaların daha aktif pazarlama stratejilerine yönelmeleri konusunda kaçacak yeri kalmadığını söyleyebiliriz. Bu da, daha etkin bayi ve tedarikçi ilişkilerini ve gerçek zamanlı içgörüleri takip etmeyi gerektiriyor.

Abdülkadir SICAKYÜZ, AGS Global Kurucu Ortak

Gençlik: Algılar ve Ötesi

02 Aralık 2020 | BLOG

TVNET "Makroskop" Programına Konuk Olduk

30 Mayıs 2020 | BASINDA AGS

AGS Global Artık Anonim Şirket

17 Aralık 2018 | BÜLTEN

17. MÜSİAD Expo'da Yerimizi Aldık

25 Kasım 2018 | BÜLTEN

MÜSİAD Çerçeve Dergisi'ne Konuk Olduk

02 Temmuz 2016 | BASINDA AGS

Hedefe ulaşmanız için sizinle çalışmaya hazırız